Background   Karakter Tasarımı   Projeler  Storyboard
ANIMATION / PROJELER / ACI MEYVA
   
KÜNYE ( YAPISAL ve TEKNİK ÖZELLİKLER )

PROJE TASARIMI : DÜŞLER ATÖLYESİ

TÜR : TV SERİAL / DRAMA

SÜRE : 13 X 20’

HEDEF KİTLE : ÇOCUK ( 6 Yaş Sonrası )- YETİŞKİN

ÜSLUP : REEL

HİKAYE : (REMZİ CANASLAN’IN ANILARINDAN ESİNLENEREK ) SERDAR CANASLAN

SENARYO : SERDAR CANASLAN

SUNUŞ

 Acı Meyva’nın yirmişer dakikalık 13 bölümden oluşan senaryosu Remzi Canaslan’ın çocukluk anılarına dayanmaktadır.Tretman çalışması sırasında bir çok tarihi,coğrafi,sosyo-kültürel kaynak ve belge incelenerek gerçek olayların yanı sıra kısmen yada tamamen kurmaca olaylarda anılara ilave edilerek, öykü zenginleştirilmiştir.
Senaryolarda, Osmanlı Devleti’nin bünyesindec bulunan,çoğunluk yada azınlık tüm etnik
Gurupların acı çektiği 1915 yılındaki Ermeni olaylarına,ulus dışı bir nesnellikle yaklaşılmıştır.
Samimi niyet,insana dair evrensel değerleri temel alarak alarak insanların birbirleri ile, doğayla ve kainatla ilişkilerini belirleyen, “ Heterophatik “ dersler vermektedir.Bu yaklaşımıın doğal bir sonucu olarak, film;görsel anlamda da pastoral tatlar vaat etmektedir.
Hedef kitle belirlenmesinde bir sınırlama getirilmemiş, altı yaş sonrası her yaştaki insanın
Algılama düzeyi gözetilerek yelpaze geniş tutulmuştur.
Seyirciye verilecek mesajlar,didaktik bir biçimde değil,dramatik yapıya yedirilerek verilmeye çalışılmıştır.Bu şekilde filmin, katharsis işlevini,seyirciye hisettirmeden gerçekleştirmesi amaçlanmıştır.
Acı Meyva, yöre insanının yaşam biçimi ile ilgili otantik unsurlar içerse de ,insana dair evrensel değerler esas alınarak yazılmış,bir sevgi filmidir.

GENEL SİNOPSİZ

Fransa’da yaşayan çizgi roman sanatcısı Mehmet Aslan’ın oğlu olan Tan , Ermeni asıllı Fransız okul arkadaşları tarafından rencide edilir,hırpalanır.Bunun nedenlerini sorgulayan Tan
Türkiye’ye döndüğünde Ermeni olaylarının bizzat içinde yaşamış olan büyük dedesinin hatıralarını ,dedesinin ağzından dinler. Büyük dede remzi Kıyanoğlu ; Muş’un en köklü Türk boylarından Kıyan’a mensuptur. Olayların geçtiği sırada on yaşındadır. II Abdülhamit zamanında hanedanlıktan pay isteyen Kıyan Boyu,padişah fermanıyla kara Çavuş dağına sürülmüştür.
Doğumu sırasında annesini kaybetmiş olan küçük Remzi’nin babası Hüseyin bey dahil aşiretin büyük bölümü dağda yaşamaktadır. Remzi,öğrenimini sürdürmek amacı ile Muş’ta halasının yanındadır.
Muş’ta; Ermeniler,Türkler ve Kürtler bir arada dostluk içinde yaşamaktadır. Remzi’nin pek çok Ermeni ve Kürt arkadaşı vardır .Bunların içinde en çok sevdiği ve beraber olduğu,içtikleri su ayrı gitmeyen ayakkabıcı Mıgırdıç ustanın oğlu;maksut Ahbapyandır. Muş’un en zengin tüccarlarından,ayrılıkçı Dikran Haykyan’ın oğlu Gregor’un, bütün menfi çabasına rağmen Remzi ve Maksut’un dostlukları her daha da pekişir. Aralarına aldıkları jandarma komutanın kızı Ayşe ve köpekleri Beredayı ile birlikte doğayı tanırlar. Kuş yakalamak için şehrin dışına çıktıkları bir kış günü; kurtların kovalamasıyla Kürt eşkiyalarının
Eline düştüklerinde,Çerkez dayısı onları kurtarır. Bu olaydan sonra artık kan kardeş olmaya karar verirler.
Osmanlı ordusunun,Sarıkamış bozgunundan sonra başlayan Rus işgali,Ermeni harekatını güçlendirmiş ve hızlandırmıştır. Kuzeyde Rusların,Güneyde Fransızların yürüttüğü propagandif çalışmaların etkisi ile bölge ahalisi arasındaki huzursuzluk giderek artmakta, başta ‘Van kartalı’ adlı militan gazete olmak üzere çeşitli broşürler ve bildiriler,Ermeni halk arasında elden ele dolaşmaktadır. Hükümet konağında,kaymakam Hasan bey başkanlığında,jandarma komutanı Selim bey ve şehrin ileri gelenleri ile Kürt,Türk aşiret reisleri bir araya gelir. Dostluk ve kardeşlik mesajları verilir. Gregor’un babası Dikran Haykyan burada,ayrılıkçı karşıtı bir görüntü çizer.
Ermeni okullarında kahramanlık oyunları sahnelenir. İstiklal manzumenleri okunur,toplantılar yapılır,antlar içilir. Bütün bunlara çeşitli şekillerde tanık olan Maksut,
Babası ve ılımlı Ermeni ahali,ciddi boyutta bir ayaklanmanın gelmekte olduğu kanaatine varırlar. Türk ve Kürt ahaliyi uyarırlar.
Gregor’un Remzi’ye olan tutumu sertleşir. Maksut,Remzi’nin yanında yer alarak Gregor’u engeller. Fakat Taşnak komiteleri faaliyete geçmiş, Muş’un ileri gelen ailelerine mensup kişileri kaçırarak, yer altı mahkemelerinde yargılamakta,sonrada öldürmektedirler. Remzi,Maksut ve Ayşe ; öldürülerek bir çuval içinde dere kenarına atılan böyle bir kişinin cesedini bulurlar. Jandarmaya haber verirler .Ayşe’nin babası soruşturmayı başlatır .Maksut’un babası Mıgırdıç usta,jandarma komutanı yüzbaşı Selim beye isyanın başlayacağı günü haber verir. Aynı günün akşamı yüzbaşı Selim bey Ermeni çetecilerce kaçırılıp,öldürülür. Remzi ve Maksut Ayşe’ye koşup teselli etmeye çalışırlar.
Bahar gelmektedir .Remzi Maksut ve Ayşe,doğadaki canlanmayı doyasıya yaşarlar. Surp Karabet Manastırından bir papaz remzinin eniştesini uyarır .İsyanın başlayacağı gününü ve çan ile işaret verilerek başlatılacağını söyler .Hükümet konağı Hükümet konağı,kışla,
Düyun-u Umumiye dairesi, mahkeme binası ve üç büyük camiye jandarmalar yerleşir .Halk silahlanır.
Şehir dışından gelen Ermeni çetecilerle birleşen bir kısım ayrılıkçı Ermeni ahali bayrak açıp slogan atarak Türk ve Kürt mahallelere saldırırlar .Remzi’nin erkek tabiatlı halası Perihan hanım,bizzat çalışmalara katılır. Ermenilerin yoğun olduğu mahallelerde yaşayan Türkleri, bazı Ermeni aileler evlerinde saklarlar. İsyan üç gün içinde bastırılır. Ermeni çeteler şehri terk eder. İsyana katılanlar tutuklanır. Dikran Haykyan,evinden evinden uzun menzilli silahı ile çatışmalara iştirak ettiği için,kentteki nüfusunun etkisiyle ayrılıkçı karşıtı görüntüsünü korur.
Remzi’nin halası,eniştesi,Mıgırdıç usta ve diğer;Ermeni,Türk;Kürt aileler bir araya gelip sohbetler ederler .Dostluk ve birlik tazelenir. Paskalya çörekleri ve lokumlar yenir. Dikran Haykyan, Ermeni çetecilerin eğitildiği dağdaki karargahta,Fransız subaylarla buluşur,olayları değerlendirir. Bulanık kazası tarafından; Rus ve Ermenilerden oluşan topçu destekli,askeri bir birliğin Muş’a doğru yol aldığını haberi üzerine, Remzi’nin babası Hüseyin efendi ve Kıyan aşireti,Hükümeti Osmaniye’nin onayı alınarak,göreve çağırılır.4. ve 6. Ordu gelene kadar Rus Ermeni birliğinin oyalanması gerekmektedir. Hüseyin efendi komutasındaki aşiret mensuplarının ve Şeyh Şamil soyundan dayı Timurok’un süvarilerinin oluşturduğu bin kişilik
Birlik,oyalamanın ötesine geçerek düşmanı geri püskürtür.
Remzi ve arkadaşları derede balık tutarlar .Yalpuz ağacı ziyaretgahındaki yemeklere katılırlar. ‘ Çemcecuk ‘ denilen ; geleneksel yağmur duası için yaptıkları bez bebekle, kapı kapı dolaşıp tekerlemeler söylerler. Cem evinde, baba kamberi ile sohbet ederler. Bu arada Greogor ve arkadaşları olan çatışmalara devam eder. Maksut ve Remzi, Dikran Haykyan’ın evine gizlice girerler. Maksut’un daha önce babasının tamir ettiği ayakkabıları götürdüğünde, gördüğü bazı belgeleri alarak Mıgırdıç ustaya verirler. Mıgırdıç ustada bunları jandarmaya götürür. Dikran Haykran tutuklanır.
Geri dönen Hüseyin efendi ve adamları,coşkuyla karşılanır. Remzi babasıyla buluşur. Doğu bölgesi ordularının koordinatörü ; Alman Bronsart paşa ve birliği de Muş’a gelir.
Hükümet konağında Hüseyin bey ile karşılaşırlar Bronsart paşanın yardımcısı,ittihatcı bir subayla Hüseyin bey tartışırlar. Remzi babası ve dayısı hasret giderir. Hüseyin efendi ve dayı Timurok Kara Çavuş’a dönerler. .Remzi ve Maksut , Ayşe’nin ailesinin İstanbul’a dönme kararına üzülürler.
24 Nisan 1915 günü Hükümeti Osmaniye’den techir kararı gelir. 16- 15 yaş arasındaki kadın- erkek bütün Ermeniler,Devleti Osmaniye için tehlikeli kişiler ilan edilmiştir .Bağdat demir yolu hattına 25 km. uzaklıktaki Kuzey Mezopotamya bölgesine nakledileceklerdir. Birlik yanlısı Ermeni ahali ve Türkler arasında tam bir şok yaşanır. Maksut ailesinden ayrılmak zorundadır .Remzi’nin halası ve eniştesi, Mıgırdıç ustaya onları evlerinde gizlemeyi önerirler.Mıgırdıç usta komşularında gizlenmeyi tercih eder. Ermeniler ,Hamidiye alayı gözetiminde evlerinden tek tek toplanırken, Mıgırdıç usta ve ailesi kaza eseri yakalanırlar .Ailesinden ayrılmak zorunda kalan Maksut, çok üzgündür. Remzi babasından yardım ister. Hüseyin bey ve adamları ,Maksut’un babasını ve annesini kurtarmak üzere göç kafilesinin peşinden giderler. Eşkiyalar da göç kafilesinin peşindedirler. Eşkiyanın kafileyi bastığı bir anda karışıklıktan yararlanarak,Mıgırdıç usta ve karısını kurtarırlar. şehre döndüklerinde,Maksut ve Remzi,onları şehrin girişinde beklemektedir. iki çocuk el ele tutuşup,onlara doğru koşarlar...Tan dedesinin anlattıklarından çok etkilenmiştir. Dedesi ne düşündüğünü sorduğunda ise ; yaşamı boyunca karşılaştığı herkese Remzi ile Maksut’un kardeşliğini anlatacağını söyler...